16 Ocak 1970 Muammer Kaddafi Libya başkanı oldu.

Kaddafi hakkında kendi deneyimlerimi ve gözlemlerimi yazmadan önce, hazır üç yıllık esaretin ardından özgürlüğüne kavuşmuş olan Wikipedia’dan ufak bir biyografi alıntılayarak başlamak istiyorum.

Muammer Muhammed Ebu Münyar el-Kaddafi (7 Haziran 1942, Sirte – 20 Ekim 2011, Sirte), eski Libya lideri. 1969 yılında yapmış olduğu darbe sonucu iktidara gelip, 1970’ten 1972’ye kadar Libya başbakanlığı, 1972’den 1979’a kadar ise Libya devlet başkanlığı görevini yürüttü. 1979-2011 yılları arasında Libya Arap Halk Sosyalist Cemahiriyesi‘nin Kardeşçe Lideri ve Bir Eylül Büyük Devriminin Rehberi unvanını kullanarak, resmî bir görevi olmadan toplam 42 yıl boyunca Libya‘yı yönetti. Her ne kadar dünya kamuoyu tarafından bir diktatör olarak görülmüş olsa da Kaddafi bunu reddetmekte ve kendisinin Libya halkı için sadece bir rehber ve yol gösterici olduğunu söyledi. 2011 Libya İç Savaşı sonucunda kurduğu rejim devrildi ve isyancılar tarafından linç edilerek öldürüldü.

Kendi deneyimlerim demişken, 2010 senesinde yaklaşık 15 gün kadar Libya’da bulundum. Bu süre içerisinde, yanlış bilmiyorsam eğer yılda bir kez toplanan Arap Zirvesi için ev sahipliğini Libya Devleti yapıyordu o sene. Ben de bu amaçla orada bulunuyordum.

Zirvenin yapıldığı şehir çok manidar, Kaddafi’nin doğduğu ve öldüğü şehir Sirte. Deniz kenarı olan bu şehir gayet geniş bir alana konumlandırılmış olup benim tahminim 100.000 kişi falan anca yaşıyordur. ‘Not: Kontrol ettim 2013 Nufüsü 123.000 kişi.’

Şehre hava alanından transfer edildiğimizde ilk dikkatimi çeken uçsuz bucaksız TOKİ tasarımında yapılmış binalar ve tüm lambaları yanan daireler. Durumu daha açıklayıcı olması adına şöyle izah edeyim; bir apartmanda yaklaşık 60-70 daire var ve bu apartmanlardan 1001 adet varmış. ( Yerel halktan öğrendiğimiz kadarıyla.) Zaten bulunduğumuz semt 1001 evler diye adlandırılan bir yer. Apartmanların balkon ışıklarına kadar hepsi yanıyor gündüz vakti.

Durumu bir kaç gün sonra öğrendim ki, Libya’da elektrik bedavaymış ve o evler yeni evlenen çiftlere devlet tarafından tahsis ediliyormuş. Görebildiğim kadarıyla büyük bir kısmı da boştu zaten.

Kaddafi hakkında verilen brifing

Libya’daki 2.günümüzde tüm ekip büyük bir salonda toplandık ve bağlı bulunduğumuz acentenin üst düzey bir yetkilisi neler yapmamız gerektiği ve yapmamız gerektiğini anlattı.

Kural 1 : Asla “KADDAFİ” demeyeceksiniz. Hele hele yerel halkın bulunduğu ortamlarda asla demeyeceksiniz. Ajanı ve muhbiri çok olan bir ülkedeymişiz ve başımıza neler gelebileceği mechulmüş. :S

Kural 2 : İlla bahsetmek gerekiyorsa, “DAYI, EMMI, AMCA” kelimelerinden birini kullanmamız gerekiyormuş, bu şekilde ismi lazım değilden bahsettiğimiz anlaşılmayacakmış.

Kural 3: Kadınlara olabildiğince uzak duracağız. ( Ekiple beraber gelen 15-20 kadın dışında, 15 gün içerisinde sadece 1 Adet kadın gördüm koca şehirde, onun da kadın olduğundan emin değilim, burka giyinmişti.

Konuyu çok dağıtmadan, günümüz Libya’sı ve o zamanki hakkında kısa bilgiler verecek olursam eğer,

  • Libya’da benzin, elektrik, tuz, dağıtımı olduğu bölgelerde doğalgaz bedaya ya da bedavan biraz pahalıydı.
  • Halkın çook büyük bir kısmının çalışmadığını ve devlet destek fonlarıyla yaşamını idam ettirdiğini öğrendik.
  • Sağlık, Eğitim ve Ulaşımın her türlüsü bedava ya da bedavaya yakın bir bedeldi. ( 5bin motor Pick_up araçlar 8-10bin $ arası satılmaktaydı ve 1 Dinar yaklaşık 1 $ idi. ) 1 Depo mazot 2 Dinar.
  • Kız çocuklar için, eğitim yaşına gelene kadar 500Dinar, erkek çocuklar için 1000Dinar devlet desteği.
  • Evlenene ev desteği.
  • Dükkan veya İşletme açmak isteyene KOSGEB benzeri bir finanslama kuruluşu aracılığıyla destek.
  • Yurtdışında okumak ve Ülkesine hizmet edeceğini taahhüt edene burs.
  • ve sayamadığım onlarca güzel imkanları vardı Libya Halkının,

Gelelim negatif yönlerine;

  • Kaddafinin adını telaffuz etmek, aleyhinde konuşmak ya da kötü propaganda yapmak çok büyük suç.
  • Ülkenin yerel halkının Polis veya iç güvenlik ekiplerinde çalışması yasak. ( Çoğunlukla yerel polis ÇAD’lılardan oluşuyordu.)
  • Sağlık ve Eğitim hizmetleri bedava fakat kalitesizdi.

Belki maddeleri çok daha fazla uzatabiliriz ama ben çok uzun bir süre kalmadım orada. Gözlemlerim ve oralılardan öğrendiğim bilgiler bu kadar, daha fazlasını da araştırma gereği görmedim.

Şuanda eminim Libya halkının büyük bir çoğunluğu Kaddafi’yi mumla arıyordur. Her sokakta çatışmanın olduğu, insan kayıpların onlarla değil yüzlerle ve binlerle anıldığı günlük sokak çatışmaları, yoksulluk ve sefaletin hat safhaya çıkması, hepsi için büyük bir sorun olmuştur eminim. Peki değişen ne oldu?

Kaddafi gitti, gitti derken emperyal devletlerin kışkırtmaları sonucu galeyana gelen halk eylemleri bir üst boyuta çıkartarak, darbeciye darbe yaptılar ve bir diktatörden kaçarken başka bir tanesine çarpıldılar. Bknz. General Hafter

Sevgili Dayıyıda kendi halkına, kendi doğduğu topraklarda parçalattılar. Sokaklarda sürükleyerek öldürdüler dayıyı Sirte sokaklarında…

Ufak not: O senenin Arap Zirvesi onur konuğu, Sn.Recep Tayyip Erdoğan’dı. Kaddafi sol koltuğunu onun için boş bıraktırdı ve Reis salona girdiğinde U masanın en ucuna oturdu. Dayı yağverini yollayarak, reis’in yanında oturmasını rica etti, fakat reis kabul etmeyerek yerinden kalkmadı. Gün sonunda tüm Ülke Başkan ve Liderlerini uğurlayan Dayı, Reis’e hoşçakal demeden salondan ayrıldı. Onur konuğu olarak gelen Reis, Hasım olarak ayrıldı salondan. Zaten 2011 senesinde Libya saldırısına destek veren Türkiye’nin üç beş varil petrol için yaptığı bu yanlışın bedelini orada çalışan onlarca Türk firması işlerini yarım bırakarak ödedi.